ABD yönetimi, Trump ile Şi Cinping arasındaki kritik zirve öncesinde Pekin'e yönelik enerji politikasını gündeme getirdi. İran'ın petrol gelirlerini azaltma stratejisi kapsamında Çin'in büyük özel rafinerilerinden Hengli Petrochemical yaptırımlara dahil edildi. Kararın etkisiyle şirket hisseleri yüzde 10 düşüşle taban seviyeye ulaştı. Washington, daha önce Çin'in küçük bağımsız rafinerilerini hedef alırken Hengli kararı stratejik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Günlük 400 bin varil ham petrol işleme kapasitesine sahip Hengli, Çin'in en modern entegre tesislerinden biri ve Suudi Aramco'nun önemli müşterileri arasında yer alıyor. Hengli, Saf Tereftalik Asit (PTA) üretiminde dünyanın önde gelen tedarikçilerinden biri ve yaptırım kararının ardından Asya'daki en az iki büyük petrokimya müşterisi siparişlerini iptal etti. Hengli Petrochemical, açıklamasında ABD'nin iddialarını asılsız olarak tanımladı ve önlemlerini paylaştı. Şirket, operasyonlarını kesintisiz sürdürebilmek için üç aydan fazla ham petrol envanterine sahip olduğunu duyurdu.
Gelecekteki alımlar Çin yuanı üzerinden gerçekleştirilecek, bu durum küresel ticarette doların hakimiyetine karşı bir örnek olarak öne çıkıyor. Enerji uzmanları, yaptırımların etkisinin yalnızca petrolle sınırlı kalmayacağını ve Doğu Asya'daki yüzlerce kimyasal, sentetik elyaf ile tekstil üreticisinin tedarikinde sorunlara yol açabileceğini belirtiyor. Bu gelişme, Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle zaten yüksek seyreden maliyetlere yeni bir tedarik enflasyonu ekleyebilir.


