Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimin azalabileceğine yönelik gelişmelerin piyasalarda yarattığı iyimserlik, altın fiyatlarında dikkat çekici bir toparlanmayı beraberinde getirirken değerli metalin %4’ün üzerinde değer kazanarak 4.716 dolar seviyesine kadar yükseldiği görüldü. Bu yükselişin arkasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile devam eden çatışmanın kısa sürede sona erebileceğine ilişkin yaptığı açıklamaların yarattığı beklenti önemli bir rol oynarken, söz konusu açıklamaların piyasalarda risk algısını yeniden şekillendirdiği dikkat çekti. Jeopolitik tansiyonun düşebileceğine dair beklentiler, petrol fiyatlarında gerileme ihtimalini güçlendirirken bu durum enflasyon baskısının hafiflemesine yönelik öngörüleri de beraberinde getirdi. Enflasyon görünümünde oluşabilecek bu yumuşama, merkez bankalarının faiz artırımı yönündeki olası adımlarını sınırlayabileceği beklentisini doğurarak altına olan talebi destekledi. Bununla birlikte doların küresel piyasalarda değer kaybetmesi, altının diğer para birimleri karşısında daha cazip hale gelmesini sağlayarak fiyatlardaki yükselişi hızlandıran bir diğer unsur olarak öne çıktı. Ancak jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte güvenli liman talebinde yaşanabilecek zayıflamanın, altın fiyatlarındaki yükselişi sınırlayabilecek önemli bir faktör olduğu da değerlendiriliyor. Ayrıca ABD tahvil getirilerinin görece yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesi, altın gibi faiz getirisi olmayan varlıklar üzerinde baskı oluşturarak fiyatların yukarı yönlü hareketini dengeleyen bir unsur olarak dikkat çekiyor. Piyasa katılımcılarının genel eğilimine bakıldığında yatırımcıların ABD’den gelecek makroekonomik verileri ve Fed’in para politikasına ilişkin atacağı adımları yakından izlediği, bu gelişmelerin önümüzdeki dönemde altın fiyatlarının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği ifade ediliyor.


