Kamuoyunda tüketim tarihi uygulamalarına ilişkin tartışmalar sürerken, uzmanlar “Son Tüketim Tarihi” (STT) ile “Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi” (TETT) arasındaki farkın daha iyi anlaşılması gerektiğine dikkat çekti. Yapılan açıklamada, STT’nin hızlı bozulabilen ve sağlık açısından risk oluşturabilecek ürünlerde güvenlik amacı taşıdığı belirtilerek, bu tarihin geçmiş olduğu ürünlerin tüketilmemesi ve satışa sunulmaması gerektiği vurgulandı. TETT’nin ise ürünün uygun saklama koşullarında kalite özelliklerini en iyi şekilde koruduğu süreyi ifade ettiği, bu tarihin geçmesinin ürünün her durumda bozulduğu veya güvensiz hale geldiği anlamına gelmediği ifade edildi.
Gıda İsrafına Karşı Farkındalık Çağrısı
Gıda Perakendecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu, uluslararası uygulamalarda TETT’si geçmiş ancak uygun koşullarda muhafaza edilen ve güvenlik standartlarını karşılayan ürünlerin sürdürülebilirlik politikalarının bir parçası olarak değerlendirildiğini söyledi.
Özpamukçu, Türkiye’de gıda kaybının azaltılmasının sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığını belirterek, Food and Agriculture Organization verilerine göre tarladan sofraya yıllık yaklaşık 20 milyon ton gıda kaybı yaşandığını ifade etti.
Gıda Kaybı Enflasyonla Mücadelede de Önemli
Açıklamada, gıda kayıplarının azaltılmasının doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir üretimin desteklenmesi ve gıda fiyatlarındaki baskının hafifletilmesi açısından önemli olduğu belirtildi.
Uzmanlar, STT ve TETT kavramları konusunda tüketici farkındalığının artırılmasının hem israfın azaltılmasına hem de gıda sistemlerinin daha verimli işlemesine katkı sağlayacağını değerlendiriyor.


