İran yönetimi, Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemiler için güvenli geçişin sağlanacağını açıkladı. İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan açıklamada, bölgedeki tehdit unsurlarının etkisiz hale getirildiği belirtilirken, yeni “Hürmüz protokolü” kapsamında boğazda sürdürülebilir ve güvenli deniz trafiğinin devam edeceği ifade edildi.
Enerji Piyasaları Hürmüz Mesajlarını Yakından İzliyor
Küresel petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’na ilişkin açıklamalar, enerji piyasalarında yakından takip ediliyor.
Analistler, İran’dan gelen güvenli geçiş mesajlarının kısa vadede petrol arzına yönelik endişeleri sınırlayabileceğini ancak bölgedeki jeopolitik risklerin fiyatlamalar üzerindeki etkisini sürdürdüğünü belirtiyor.
Erakçı: “Diplomaside Kararlıyız”
Seyyid Abbas Erakçı, İran’ın diplomatik süreçte kararlı tutumunu koruduğunu ve ABD ya da İsrail kaynaklı olası adımlara karşı hazırlıklı olduklarını söyledi.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile gerçekleştirdiği görüşmede Erakçı, İran’a yönelik saldırıları “uluslararası hukukun ağır ihlali” olarak nitelendirdi.
İranlı Bakan, müzakerelerde ülkesinin haklarını korumak için tüm diplomatik imkanların kullanılacağını belirterek, “adil bir anlaşmadan daha azını kabul etmeyeceklerini” ifade etti.
Çin’den Ateşkes ve Müzakere Çağrısı
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ise görüşmede ateşkes çağrısında bulunarak çatışmaların sona ermesi gerektiğini söyledi.
Wang, diplomatik çözüm ve müzakerenin öncelikli olması gerektiğini vurgularken, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişe yönelik uluslararası kaygılara dikkat çekti.
Çin tarafı, küresel enerji güvenliği açısından bölgedeki deniz ticaretinin kesintisiz sürmesinin kritik önem taşıdığını belirtti.
Piyasalarda Jeopolitik Risk Fiyatlaması Sürüyor
Piyasalarda İran’dan gelen açıklamaların ardından enerji arzına ilişkin endişelerde kısmi yumuşama görülürken, yatırımcıların bölgedeki diplomatik gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürdüğü belirtiliyor.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik durumunun petrol fiyatları, navlun maliyetleri ve küresel risk iştahı açısından belirleyici olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.


