Küresel finans piyasaları, tırmanan enerji maliyetlerinin yaratacağı yeni bir enflasyonist şok ve bunun para politikalarına yansımaları karşısında temkinli duruşunu koruyor. Petrol fiyatlarındaki son artışlar, büyük merkez bankalarının faiz indirim takvimini karmaşık hale getirirken, Fed’in bu yıl faiz indirimine gideceğine yönelik beklentiler zayıflıyor. Hatta bazı finansal analistler, enerji kaynaklı enflasyonist baskıların sürmesi halinde yeni bir faiz artışının dahi masaya gelebileceğini öngörüyor.
Portföy Dengelenmesi ve Asya Para Birimlerinde Likidite Akışı
Döviz piyasalarındaki fiyatlamalarda kurumsal fon hareketleri dikkat çekiyor. Yılbaşından bu yana yüzde 110 artış gösteren KOSPI endeksinin ardından yabancı yatırımcıların Güney Kore varlıklarındaki payının aşırı yükselmesi, portföylerde yeniden dengeleme ihtiyacı doğurdu. ING analistleri, yabancıların yurt içi hisse senetlerinde realizasyona gitmesinin won üzerinde ek değer kaybı yarattığını belirtiyor. Diğer taraftan Japon yeni ve Singapur doları yüzde 0,1 değer kazanırken, Hindistan rupisi ise dolar karşısında yüzde 0,2 geriledi.
Yatırımcıların Radarı: Çin PMI Verileri ve Kritik İstihdam Verisi
Haftanın geri kalanında veri odaklı seyir öne çıkacak. Çin'de imalat faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini gösteren resmi PMI verileri, küresel büyüme motoruna dair soru işaretlerini canlı tutuyor. Piyasalar, Fed'in faiz rotasına dair en net ipuçlarını sunacak olan cuma günkü ABD tarım dışı istihdam raporuna ve iş gücü piyasası verilerine kilitlendi. Aynı zamanda, Fed yetkililerinin hafta boyunca yapacağı açıklamalar ile Japonya ve Hindistan merkez bankalarının yaklaşan toplantıları da yakından izlenecek.


