Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen Net Sıfır Emisyon Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, iklim değişikliğiyle mücadelede artık taahhütlerden uygulama aşamasına geçilmesi gerektiğini vurguladı. Şimşek, iklim eyleminin yalnızca çevresel değil, ekonomik büyüme ve finansal istikrar açısından da kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
İklim Finansmanında Büyük Açık Sürüyor
Gelişmekte olan ülkelerin iklim hedeflerine ulaşabilmesi için önemli miktarda finansmana ihtiyaç duyduğunu ifade eden Şimşek, mevcut kaynakların ihtiyaç duyulan seviyenin oldukça gerisinde kaldığını söyledi. Sorunun sermaye eksikliği değil, mevcut sermayenin yatırım yapılabilir projelere yönlendirilmesi olduğunu belirten Şimşek, iklim riskinin artık küresel ekonomi için doğrudan bir tehdit haline geldiğini dile getirdi.
COP31 ve İklim Uygulama Köprüsü Vurgusu
Türkiye'nin COP31 Başkanlığı kapsamında mevcut iklim finansmanı sisteminin daha etkin işlemesine katkı sunmayı hedeflediğini belirten Şimşek, bu doğrultuda geliştirilen İklim Uygulama Köprüsü girişiminin ülkelerin iklim projelerini finansmanla buluşturmayı amaçladığını söyledi. Girişimin yeni bir fon oluşturmak yerine hükümetler, yatırımcılar ve finans kuruluşları arasında köprü görevi üstleneceğini ifade etti.
Elektrifikasyon ve Özel Sektörün Rolü
Şimşek, Türkiye'nin COP31 kapsamındaki önceliklerinden birinin elektrifikasyon olduğunu belirterek, elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının 2035 yılına kadar yüzde 20'den yüzde 35'e çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı. İklim hedeflerine ulaşılmasında özel sektörün kritik rol oynadığını vurgulayan Şimşek, iş dünyasını iklim finansmanı ve sürdürülebilirlik projelerinde daha aktif rol almaya davet etti.


